Genel Bilgiler

genel

Köpeklerin vücut dilini keşfedin

Köpekleri niçin terkederler

Erkek ve dişi köpek arasındaki kıyas

Yaşlı hayvanların özel bakımı

Cezalandırma

Dobermanlar yaşlanınca sahibine saldırırmı

 

 

 

KÖPEKLERİN VÜCUT DİLİNİ KEŞFEDİN

Konuşma her zaman yalnızca insanlara özgü bir özellik olarak görülmüştür.Descartes konuşma yeteneğini zekanın bir kanıtı olarak değerlendirirken,insan olmayan tüm canlıların zekasını inkar etmiştir.Yetmişli yıllarda Descartes'in bu görüşüne ağır bir darbe vuruldu.Beatrix ve Allen Gardner adlı psikologlar,şempanzeler sayesinde bilimsel bir başarı elde ettiler.Şempanzelere konuşmayı öğretebilmek için,pek çok deneyin yapılmış olduğunu biliyorlardı.Ancak bu deneylerin en başarılısı bile,şempanzelerin en fazla dört kelimeden oluşan son derece ilkel  bir kelime haznesi elde etmelerini sağlayabilmişti.Ancak çoğu yüksek seviyeli hayvanlar hiç bir şekilde dillerini,dudaklarını,damaklarını ve ses tellerini kontrol edemezler ve böylece de Gardner çifti,hayvanların belki farklı bir şekilde konuşmayı öğrenebileceklerini düşündüler.Bunun üzerine şempanzelere sağır-dilsiz  işaretlerini öğrettiler.Birinci şempanze 150 işareti öğrendi,basit cümleler kurabiliyor,gramer kurallarını uygulayabiliyor ve yeni düşünceleri bir araya getirebiliyordu.

Konuşma sadece  sözcüklerle düşüncelerini ifade etmek değildir.Toplumun diğer bireyleri ile iletişim kurabilmektir.Bu yeteneğe de tüm yüksek seviyeli hayvanlar sahiptir. 

Küçük bir çocuk  ilk kez adı söylendiğinde dönüp baktığı andan itibaren,çocuğun konuşma yeteneğine sahip olduğu kabul edilir.Gerçi çocuk ilk sözcüklerini belki ancak on iki aylık olunca söylemeye başlayacak,ama psikologlara göre,ağlama,mırıldanma ve diğer sesler de bir iletişim aracıdır,çünkü sevinç,hoşnutsuzluk ve çocuğun bazı gereksinimleri aktarmaktadırlar.Seslerin dışında psikologlar mimikleri de konuşma unsurları olarak kabul ederler,örneğin ilginç bir şeyi eli ile göstermek,birisi giderken el sallamak veya kollarını kaldırarak kucağa alınmak istediğini göstermek gibi.

Çocuk "bana elini ver" denildiğinde doğru bir şekilde hareket ederse,çocuğun konuşma yeteneğine sahip olduğunu kabul ediyoruz.O halde köpeğin "elini ver" komutu üzerine patisini uzatması da aynı şekilde konuşma yeteneğidir.

Şüphesiz ki doğada varolan her çeşit yaratık kendi aralarında iletişim kurmaktadırlar.Hayvanlar bu iletişim için vücut hareketleri ile ve aslında onlar için anlamlı fakat bir bakışta bizim için anlamsız gelen, ses, koku ve vücut hareketleri ile iletişim kurarlar.

Doğadaki hayvanlar arası iletişimi ortaya koymak için çok sayıda örnek vermek mümkündür.Karıncalar birbirinin anteni tabir ettiğimiz bölgeye dokunarak,arılar bir takım danslar yaparak iletişim kurarlar.Doğan her yavru annenin kokusunu ve sesini,annede kendi yavrusunun sesini ve kokusunu diğer yavrulardan ve sürü üyelerinden kolaylıkla ayırt edebilir.

Yine hayvanlar kendilerine özgü kamuflaj yetenekleri ile de  iletişim kurmaktadırlar,daha doğrusu kendilerini korumaktadırlar.Bukalemunların bulunduğu ortama göre renklerini değiştirmeleri,kelebeğin üzerinde bulunan  beneklerin avcıyı şaşırtması gibi.

İnsanlar ve köpekler birlikte uzun bir tarihçeyi paylaşmaktadır.Atalarımız onlarla birlikte avlandılar,onlarla birlikte oynadılar ve yüzyıllardır birlikte yaşamı paylaştılar.Ancak köpek ve bizler iki farklı tür olarak dünyayı paylaşmaktayız ve ayrı dilleri konuşmaktayız.Köpekler her ne kadar bizim gibi harfler ve sözcükler ile konuşmasalar da onlarında size ve kendi arkadaşlarına anlatacakları vardır..Bu anlatımlar ise yukarıda saydığımız diğer hayvanlar arasında en geniş iletişimleri ve kuralları içermektedir.  Köpekler aynen ataları kurtlar gibi iletişim kurarlar ve kendilerini ifade ederler.Siz farkında olmasanız bile köpeğiniz sizin vücut dilinizi anlamaktadır, köpeğinize karşı bulunmadığınız bir öfke veya sevgi  esnasında köpeğinizin bu davranışınıza karşılık verdiğini görürsünüz.Örneğin çocuğunuza veya eşinize sarıldığınız anda köpeğiniz hemen yanınıza gelir,öfkelendiğinizde ise köpeğin ortada olmadığını görürsünüz.Yada kötü niyetli bir kişinin size saldırısı anında köpeğinizin de sizinle birlikte savaştığını  görürsünüz.

Uzmanlar, köpeklerin şu üç konuda kendilerini ifade ettiklerini söylüyorlar,

Şimdi köpeğin vücut dilini okuyarak aslında bize ne anlatmak istediklerini  açıklayalım,

Oyun Oynamak İstiyorum:Oyun oynamak isteyen köpek doğal olarak mutludur.Kendini rahat hisseder.Ağızı açıktır ve mutlu bir ifade ile gözlerinizin içine bakar,siz oyuna davet etmek için  birkaç kez havlar.Bu arada kendini olabildiği kadar şirin gösterme uğraşı içindedir.Çevrenizde koşar veya daireler çizer,kulaklarını indirir ve kaldırır.Size yaklaşır gibi yapar ama birden yanınızdan kaçar, burada sizi oyuna davet etmek istediğini ve bir yöne doğru çekmek istediği apaçık ortadadır.Bu arada yine kendini şirin göstermek istediği ve mutlu olduğu için yerde sırt sütü yatar ve yuvarlanır,bunları yaparken bir gözü sizi izler.Oyun oynamak istediğini anlatmak için en çok kullandığı hareket ise,ön ellerini uzatarak göğsünü yere değdirmesi ve kuyruğunu heyecanlı bir şekilde sallayarak gözleriniz içine bakmasıdır.Bu an içinde köpek üzerinize atlayabilir ve sizi oturduğunuz veya yattığınız yerden kaldırmak için çaba gösterir.Bazen açık arazilerde köpek av takibi yapar gibi çimlerin üzerine yatar ve kafasını eğerek sizi izler.Bu anda sizden oyuna katılmak için hareket beklemektedir.Siz bu harekete aynen cevap verdiğinizde, yani vücudunuzu eğerek hatta çömelerek yavaş yavaş köpeğinize doğru yaklaştığınızda kendinizi hızlı bir koşuşturmacının içinde bulabilirsiniz.
Eğer oyun oynamak istemiyorsanız ki bu köpeğin sevimli hareketleri karşısında çok güçtür.Köpeğiniz ile göz temasında kaçının ve köpeğinize arkanızı dönün yada başınızı çevirin.Ancak köpeğinizin kendine başka bir oyun aracı bulacağından emin olabilirsiniz.       

Hoş geldin:Pek çok kişi  akşam eve geldiğinde karşısında ilk gördüğü şey kendisine bol miktarda sevgisini sunmak için hazır bekleyen köpeğidir.Köpek sahibini gördüğü zaman heyecanlanmaktadır.Kuyruğunu normal pozisyonda hızlı olarak sallar,ağzı açıktır bu onun rahat olduğunu gösterir.Sahibinin üzerine atlamaya ve onu yalamaya çalışır.Kendisini bir tehdit olarak göstermez,hatta sahibinin kendisinden üstün olduğunu göstermek için yere sırt üstü veya yan yatarak af diler,bu arada tuvaletini kaçırabilir.
Aslında şu an yaptığı hareketler bir içgüdüdür ve aynen kurt sürüsündeki yavruların hareketlerini uygulamaktadır.Kurt yavruları aç olarak inde beklerken aile bireyleri avlanmaya çıkarlar.Av sonrası ise yediklerini aç yavrularına kusarlar ve yavrular karınlarını doyurur.İşte eve geldiğimizde köpeğin bize aşırı   sevgi göstermesi  bu nedenledir.

Dikkatli ve Heyecanlıyım:Dikkatli ve heyecan içinde olan köpek bir bakıma av köpeğinin ferma duruşunu yapar şekildedir.Kulaklarını tam olarak dik tutar ve sesin geldiği yöne çevirirerek kaynağı bulmaya çalışır.,kuyruğunu normal pozisyonun üzerine çıkartır ve minimum  harekette tutar.Köpek hareketsizdir ve vücudunu öne doğru gerer.Ağzı açıktır.Eğer  tam olarak anlayamadığı bir tanı var ise ağzını kapalı tutar.

Endişeliyim ve Biraz Korkuyorum:Bu durumda ise köpek kuyruğunu bacakları arasına almıştır.Göz temasında kaçınır va başını başka bir yöne çevirir ve eğebilir.Kulaklarını dik tutmaya çalışır ama sanki askıda duruyor gibidirler.

Korkuyorum:Korku içindeki köpek kulaklarını tamamen geriye yatırır,kuyruğunu bacakları arasına iyice sıkıştırır,titremeye başlar,ağzı sıkı şekilde kapalıdır.Bu arada tuvaletini kaçırabilir,anal bezlerinden koku salgılar ve kalçasını aşağı indirir.Acıklı şekilde inler.

Senden Üstünüm:Kendini diğer bir üyeden üstün gören köpek.Kendine güven içinde diğer üyeye yaklaşır.Vücudunu olabildiği kadar yüksek tutar,kulakları ve kuyruğu diktir.Diğer üyeden geniş ve büyük görünmek için sırtındaki tüylerin bir kısmını dikleştirir.Bu esnada hırlar ve gerekli gördüğü yerde dişlerini gösterir.Diğer üyenin üzerine atlar hatta üzerine oturmaya çalışır.Kavgaya girebilir.

Senden Üstünüm ve Seni Tehdit Ediyorum,Saldırmaya Hazırım:Bu durumdaki bir köpeğin yüz ifadesi korkunç bir hal almıştır.Köpek hırlar ve dişlerini gösterir.Baskın olduğunu ve korkmadığını anlatmak için kulaklarını ve kuyruğunu dik tutar.Yine sırtındaki  tüylerini dikleştirir.Vücudu gergin ve her an atılmaya hazırdır.Korkunç şekilde hırlar.Bu davranışı gösteren köpek saldırı anında bütün gücünü kullanır ve geri çekilmez.Savaşını korkunç bir şekilde sürdürür,çünkü karşısındaki tehditten korkmamaktadır.

Biraz korku içindeyim Ama Seni Tehdit Ediyorum:Bu durum içinde ise köpek yine dişlerini gösterir,hırlar,kuyruğunu yer ile paralel tutar,tüylerini dikleştirir.Ancak tehdit karşısında kendini üstün hissetmediği için kulaklarını yatırır.Köpek  hem savaşmaya hem de kaçmaya hazırdır.Kendini çok zor durumda hissettiği zaman ısırır.Isırışları sadece ön köpek dişleri ile olur, seri olarak küçük ısırışlar yapar ve geri çekilir.bu durumdaki köpeğin saldırganlığı" korkak saldırganlık " olarak adlandırılır.

 Hakimiyetini Kabul Ediyorum:Kendisinden güçlü diğer bir üyenin emri altına giren köpek,bu üyenin karşısında sırt üstü yere yatar,kendini üyeye teslim eder,yerde yuvarlanır,diğer üyenin ağzını yalar ve saldırganlık göstermez.Bu anlarda kendini acındıracak şekilde inler.

Rahatım:Kendini rahat hisseden köpeğin,kulakları dik,kuyruğu normal pozisyondadır yada bel hizasında rahatça sallar,.ağzı açıktır ve kendinden emin davranışlar sergiler.

Köpeğin El Vermesi:Bazı köpeklerin eğitilmediği halde bile size elini vererek tokalaştığını görürsünüz.Köpeğin bu hareketi de içgüdüdür.Küçük yavrular anneden meme emerken sütün gelmesi için ön elleri ile meme çevresine baskı yaparlar ve böylece kolayca süt içerler.İşte köpeğin el vermesi de bu olayın devamıdır ve aslında sizden bu yöntemle bir şeyler istemektedir.Sevginizi eksik etmeyerek köpeği okşamanız iyi bir ödüldür.Ayrıca köpeğin otururken bir elini hafifçe kaldırması ise köpeğin stres içinde olduğunu ve biraz korktuğunu gösterir.

Köpeğin Gülümsemesi ve Teşekkür Etmesi:Eğer, köpek gülmez,teşekkür etmekten de ne anlar? diyorsanız yanılıyorsunuz.Köpek insana kuyruğu vasıtasıyla güler ve teşekkür eder.Kuyruğun rahatça sallanması köpeğin size güldüğünü gösterir,ama yanlış anlamayın bu gülüş alay şeklinde değil tam tersi sevgi üzerine.Köpeğin kuyruğunu sallamasındaki  hız da ne kadar heyecanlı olduğunu ve durumdan hoşnut olduğunu gösterir.Yani bizim kahkaha derecemizle karşılaştırabilirsiniz,çok komik bir olay ile karşılaşırsak doğal olarak kendimizi uzun uzun gülmekten alamayız.Önüne yemeği konulan bir köpek de size kuyruğunu sallayarak teşekkür eder.Yemek kabı dolu olan ve çevresinde insan olmayan bir köpeğin ise kuyruk sallamadığı görülmektedir.Biz nasıl nedensiz bir şekilde gülmüyor isek,köpeklerde nedensiz bir şekilde kuyruklarını sallamıyor.

Köpeğin Uluması:Ulumak sürünün toplanmasına ve birlikte yapılacak bir harekat için hazırlanmasına yarar.Kurtlar çoğunlukla akşamları ve sabahın erken saatlerinde,birlikte ava çıkmadan önce ulurlar.Köpek ise uluyarak sürüyü toplama isteğini çok az duyar çünkü yemeği her zaman kendisine sunulur.Ancak televizyon icat olmadan önce  aile bireyleri akşamları bir araya gelip birlikte şarkı söylediklerinde bazı köpekler bu müzikal sesleri herhalde yanlış anlayıp ailelerin   "toplanmak" için uluduğunu düşündü ve büyük bir heyecan ile av çağrısına katıldılar ve birlikte "uluma konseri" ne başladılar.

Kurt'dun geriye attığı kafası ile birlikte uluduğu görülür.Belki de kurt bize o anki ruh durumunu hakkında bilgi veriyor ve kurt herhalde yabancı sürülere meydan okuyarak bulunduğu bölgenin sahibi olduğunu ve gerekirse savunulacağını bildiriyor.

Köpeğin uluması ise daha çok yalnız kalması ile ilgilidir.Bu ayrılık uluması kurtların sürü uluması ile aynı anlamı taşır.Yani şunu demekteler "Biz buradayız...Sen neredesin? Buraya gel"

Değişik bir durumda çiftleşmek isteyen erkek köpeğin durumudur.Çiftleşme dönemindeki dişinin kokusunu alan ancak ona ulaşamayan erkek köpeklerinde uludukları görülmüştür.

Köpeğin Havlaması:Köpek seslerinde dikkat edilmesi gereken birkaç önemli boyut vardır.İlk başta sesin yüksekliği gelir.Köpek havladığında,derin bir ses çoğunlukla öfke ve olası saldırganlığın işaretidir,ama ince tiz bir ses korku ve acıyı dile getirir,daha az tiz olduklarında zevk ve oyunculuğu gösterir.İnsanların dilinde de aynı farklılıklar gözlemlenir.Bir insan öfkeli olduğunda sesi genellikle kalınlaşır,korktuğunda tiz olur.Bizim de sesimiz,örneğin küçük çocuklar veya bebeklerle konuştuğumuzda yumuşar ve oyunculuk ifade eder.Kelimeler tıpatıp aynı olsa dahi,bir kişinin biriyle mi,yoksa bir bebekle mi konuştuğunu anlamak mümkündür.Farklılıklar yalnızca ses düzeyinde ve ses tonunda kendini gösteriyor.

Köpek seslerindeki ikincil boyut,sesin sıklığı ve tekrarlanma hızıdır.Hızlı ve sık sık tekrarlanan sesler,belirli bir heyecan ve acili yete işaret ediyor.Az tekrarlanan veya hiç tekrarlanmayan sesler,düşük bir heyecan düzeyi ve geçici bir ruh halini gösterir.Seslerin süresi de önemlidir.Kısa süreli keskin,yüksek sesler korku veya acıyı gösterirken aynı sesler uzun süreli olduğunda sevinç ve oyunculuğa işaret ederler.Genel olarak,uzun süreyle devam eden sesler,az sonra yapılacak bir davranışı haber verirler.Örneğin uzun süreli,derin hırlamanın az sonraki bir saldırıyı haber vermesi  gibi.

Peki köpekler çeşitli dillerde havlayabilir mi.? Bu sorunun cevabı elbette hayır.Ama ülkeler, havlamayı  kendi dillerine göre yorumluyorlar.

Türkçe  

Hav Hav

İngilizce

Woof Woof - Arf Arf - Bow Bow

İspanyolca

Jau Jau

Flemenkçe      

Waf Waf

Almanca

Wau Wau

Rusça

Gav Gav

Çekoslavak

Haff Haff

Kore  

Mung Mung

Çince

Wung Wung    

Orta düzeyde yinelenen hızlı havlama.

Burada köpek size sezinlediği olası bir kötü durumu,yada bahçenize giren yabancı bir kişiyi anlatmaya çalışmaktadır.Durmayacak biçimde hızlı havlama ile doğal yaşamda yaptığı gibi yani liderini ve sürü üyelerini toplamak istiyor. Tabii burada köpeğin lideri siz ve üyeler ise aile bireyleriniz oluyor.

Birkaç kere tekrarlanan ve duraklayarak devam eden havlama.

Şu an köpeğiniz,tam olarak tanımlayamadığı bir durumdan  bahsetmekte.Köpek şüpheleniyor ve yine size haber vererek "Gelseniz iyi olur" diyor bu arada karşı tarafa da "Ben buradayım" diyerek orada bulunduğunu belirtiyor.Köpek, tehlikeyi sezinlediğinde ise havlama şeklini yukarıdaki gibi değiştirir.

Uzun süren duraklı havlamalar.

Köpeğiniz sizi şikayet ediyor.Sanırım yalnız kalmış ve kendisine arkadaş arıyor.

Kısa birkaçkez havlama.

İşte köpeğinizin size "Hoş geldin"   dediği an.

Bir seferlik kısa havlama.

Yaptığınız bir şeyden sıkılmış ve size "Artık yeter" diyor.

Uzun, kısa,tiz havlamalar.

Ne yaptınız köpeğinizin canı acıyor.Hemen onu sevin ve yatışmasını sağlayın.

Mırıldanarak Havlama.

"Hadi oyuna başlayalım".

Ses düzeyi giderek yükselen havlama.

Oyun esnasında arkadaşına oyuna devam etmesini söylemektedir.Başlangıçta sessiz havlayan köpek,davetine cevap almaz ise sesini yükseltir.   

Köpeğin Hırlaması.

Derin Hırlama ve Havlama.(Dişler gösterilmiş,Kulaklar dik,Kuyruk yukarıda)

Köpek bu anda savaşmaya hazırdır.Öfkeli olduğunu belirtiyor ve her an saldırabileceğini ifade ediyor.

Orta Düzeyde Hırlama ve Havlama.(Dişler gösterilmiş,Kulaklar yatık,Kuyruk bacaklar arasında.)

Endişeli ve korkuyor.Yine de kendisini savunacak.Kendisinden daha az emin.

Orta düzey Hırlama.(Dişler gösterilmemiş.)

Köpek bu anda hoşlanmadığını belirtiyor ve uyarıyor.Kendisine yapılan eylem devam eder ise uyarı için ısıracak ancak savaşmayacak.

Yüksek Sesle Hırlama.(Dişler gösterilmemiş.)

Oyun esnasında yavruların birbirlerine hırlaması.Oyundan zevk alıyorlar.

KÖPEKLERİ NİÇİN TERKEDERLER???genel

Etrafımızda köpeklerinin sadakatin dan ve dostluğundan övünerek söz eden bir yığın insanın,bir süre sonra sudan bahanelerle köpeklerini terk ettiklerine şahit olmaktayız.Bir canlıyı bu kadar kolay harcayabilen bir insana güvenmek mümkün değildir.Bu insanlar köpeklerini neden terk ederler?Bunlar bir heves uğruna ve büyük ihtimalle çocukları için köpek edinirler;yavru köpeğin oyunculuğu ve sevimliliği ile bir süre geçer.Ancak zamanla köpeğin sağlık sorunlarının yanı sıra artan ihtiyaçları bıkkınlığa yol açar ve işin en kolayı,köpeği ya birine vermek yada terk etmektir .Oysa, terk edilen köpeğin büyük korkular ve bilinmezlikler beklemektedir.İnanınız,köpek açısından bu durum,skağa atılan çocuğunkinden çok farklı değildir.

Yine en önemli terk etme sebeplerinden biride ,köpeğin gelişimi sırasında yapılan hatalara bağlı olarak köpek de davranış problemlerinin ortaya çıkmasıdır.Halbuki bu durumun birinci derecede sorumlusu yine köpeğin sahibidir,çünkü hayvanın geleceği için,gelişim dönemimde yaşananlar çok önemlidir ve bu kritik dönemin değerlendirilmesi hayvan sahibinin elindedir.Bu dönemde bilinçli bir yaklaşım,köpeğin zihinsel gelişimi için gerekli uyarımları almasını sağlayacak ve neticede zeki,uyumlu,her şeyi öğrenmeye hazır ve sosyal bir hayvan ortaya çıkacaktır.Aksi takdirde,köpeğin bu dönemde edindiği istenmeyen davranışlarının düzeltilmesi çok zordur ve böyle köpekler;asosyal,uyumsuz ve çekilmez olurlar.Bu tür köpek sahipleri,köpeklerinin davranış bozukluklarını düzeltmeye çalışmak yerine terk etmeyi tercih ederler.Bütün kabahat kendilerinde olsa bile!(Prof.Dr.Tamer DODURKA/Köpek Psikolojisi/giriş sayfasından alıntı)

 

 

ERKE VE DİŞİ KÖPEK ARASINDAKİ KIYASLAMALAR

Erkeklerde dişilere kıyasla daha fazla lan özellikler:

1-Oyun güdüleri

2-Tahrip hırsı

3-Bölgesel savunma agresyonu

4-Aktivite

5-Yabancı köpeklere karşı agresyonu

6-Sahibiyle liderlik mücadelesi

 

Dişilerde erkeklere kıyasla daha fazla olan özellikler;

1-Eğitilebilme

2-Kişileri koruma

3-Kurtarma ve yaralılara yardım

 

İki cinsiyet için aynı düzeyde olan özellikler;

1-Havlamak

2-Bekçilik(bazen dişilerde daha fazla olabilir

3-Uyarılabilirlik (Prof.Dr.Tamer DODURKA/Köpek Psikolojisi/cinsiyetin davranış üzerine etkisi/sayfa-53)

YAŞLI HAYVANLARINIZIN ÖZEL BAKIMI

Sizinle birlikte sağlıklı ve uzun yıllar geçirmiş olan hayvanınızın sağlığı ile ilgili bu zamana kadar yapmış olduğunuz düzenli bakım ( fiziksel muayeneler, parazitler kontrolleri, aşıları v.b.)sayesinde 5-7 yaşına gelmiştir. Eğer hayvanınız 5-7 yaşına kadar herhangi bir ciddi hastalığa yakalanmadıysa bu sizin dikkatli bakımınız sayesindedir, sizi tebrik ediyoruz.
5 - 7 Yaşından itibaren artık hayvanınız yaşlanmaya başlıyor. Daha uzun süre sağlıklı ve mutlu bir birlikte yaşam için yaşlanmanın getirmiş olduğu fizyolojik ve sistemik hastalıklara karşı önlemler almanız gerekmektedir. Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkacak hastalıklar genelde organın fizyolojik kapasitesinin azalması ile oluşur.
Yaşlı hayvanlarda birçok hastalığın belirtilerinin sahibi tarafından anlaşılması zordur. Hayvanınızdaki basit değişiklikler iştahsızlık, kilo kaybı, aktivasyonunda azalma, henüz başlamakta olan ciddi bir dahili hastalığın belirtisi olabilir. Ona yapılacak rutin testlerle birçok hastalıklar hayvanınızın sağlığına ciddi zarar vermeden önce tespit edilebilir. Ne kadar erken dönemde hastalık teşhis edilirse tedavisi az masraflı ve tedavinin başarı şansı da o kadar

 

 

POZİTİF CEZALANDIRMA genel

Cezalandırma en eski yöntemlerden biridir ve modern eğitimde artık ter edilmeye başlanılmıştır.Cezalandırma uygulanırken kendimize şu soruyu sormalıyız.Ceza vererek köpeğimi eğitiyoruz,yoksa kendi sinirlerimizi mi yatıştırıyoruz?Bu ayrımı yapabilenlerin sayısının azınlıkta olduğunu belirtelim.Gerçekten,cezanın eğitici olabilmesi bir çok şarta bağlıdır ve bunların başında bizim soğukkanlı ve mantıklı olabilmemiz gelir.

Cezalandırmanın etkili bir yöntem olması için,köpeğin,ya yaptığı hareket esnasında yada en fazla bir iki saniye sonra uygulanması gerekir.Cezalandırma ile istenmeyen davranış arasındaki zaman uzadıkça,cezanın köpeğin davranışlarını düzeltmesi o kadar zor olur ve bu zaman uzadıkça,sizin cezanızın köpekte başka davranış bozukluklarına yol açma ihtimalide yüksektir.

Ceza verilirken oluşan stres esnasında,salgılanan hormonlarda köpeği tepkisizliğe şartlayabilmektedir.Böyle bir şartlanma gerçekleştiği takdirde,köpeğe işkence yapsanız bile istediğiniz davranışı elde edemezsiniz.Anlaşılacağı gibi çoğu cezaların sonuçları belirsizdir.

Köpekler birbirlerini cezalandırırken vurmaz,ısırırlar onun için vurma tarzında bir cezanın,köpek eğitiminde fazla bir anlamı yoktur. (Prof.Dr.Tamer DODURKA/Köpek Psikolojisi/pozitif ceza/sayfa-81)

 

 

DOBERMANLAR YAŞLANINCA SAHİBİNE SALDIRIRMI? genel

Maalesef bu iddia ,Doberman ırkı köpeklere yapılan en büyük haksızlıktır.Nereden çıktığını bir türlü bulamadığım bu söylentinin,Doberman ırkının elde edildiği ülke olan Almanya'da dahi konuşulduğuna şahit olduğumda çok şaşırmıştım.Büyük ihtimalle bize de oradan geldi ve Avrupalı ne söylerse doğrudur mantığı ile hemen kabul gördü.Ancak bu söylentinin aslı astarı yoktur. Muhtemelen yaşlanan bir Doberman, sahibini tanımayıp ısırmıştır ve böylece tüm Dobermanlar suçlanmıştır .Nedense insanlar,böyle hikayelere hemen inanmaya ve sahiplenmeye bayılırlar.Böylelikle,bu tür hikayeler kulaktan kulağa ve hatta kıtalar arası yayılırlar. (Prof.Dr.Tamer DODURKA/Köpek Psikolojisi/sayfa-158)